8 Ağustos 2011 Pazartesi

vazgeç.

arkandan konuşup yüzyüze gelince dilini yutanlardan vazgeç.
mantığını sorgulamayıp körü körüne inanıyorum diyenlerden
kendisine değer emanet edilmesinin farkına varamayanlardan
yazdığı dilekçeyi çiğneyip yutmak zorunda olanlardan
ve saygıyı hep gittiği yerde unutanlardan vazgeç.
açıklıktan bahsedip önüne koyduğu duvarı geçemeyenlerden
gitmek gerek deyip yerinde sayanlardan
'oysa ki ne kadar da istemiştim sizi yaşamımın tam merkezine yerleştirmeyi;
bir günü nasıl geçirdiğimi bilmenizi,
nelerden kaçtığımı,
neler yaptığımı, nelerden korktuğumu,
hayallerimi, isteklerimi, ihtiyaçlarımı...'
diye bence güzel şeyler söyledikten sonra yaşadığı yerde
'burası çok güzel. ama şimdi gitmeyelim. çünkü gereksiz insanlarla karşılaşabilirsin:.'
cümlesini kurmaktan çekinmeyenlerden vazgeç.
gözleri büyük olayları seçmeye programlı olan insanlardan
telefonu elinden düşmeyenlerden
ve nedendir bilmem
sürekli birilerinin kendilerini çekemediğini düşünen insanlardan vazgeç.
kendileri kabul etmese de hayatlarını birilerine göre yönlendiriyor olanlardan
o birileri olmadığında ikinci yüzünü giyip pat diye başkalarının yanında bitenlerden
ve bunu çok rahat bir şekilde yapanlardan vazgeç.
'hayır' yerine 'cık' diyenlerden
facebook u dedikodu aracı olarak kullananlardan
arkadaş görünüp hissettiklerini gizleyenlerden
çok sevdiğini söyleyen ama sevdiğinin yarattığı boşlukta
başkalarıyla sevişmekten kendini alıkoyamayanlardan vazgeç.
sadece herhangi bir yerdeki sevgili olabilmeyi başaranlardan
birilerine anlattıklarıyla sana anlattıkları arasında dağlar olanlardan
her insanın hata yapabileceğini unutanlardan vazgeç.

vazgeç.
çünkü göründükleri gibi değiller.
yüzleri başka tarafa dönük
o yüzden vazgeç.
durma.
erteleme.
vazgeç.




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder