size bugün deniz ve umutun aşkından bahsedicem.
normal bir gündür. sevgilinle oturuyorsundur. Bir şey olur, o sana bir şey söyler, ama herhangi bir şey, ya da senin aklına çok özel, çok güzel bir şey gelir. ve gidip onu öpmek istersin. tam da dudaklarının bittiği yerdeki çukurdan. nefes aldığım süre boyunca bütün 'gamze' lerden nefret etmiş biri olarak 'çukur' a bayılırım. öpersin. ben çok öptüm. ve bu başka bir his emin ol.
bugün umut denize kullandığı parfümden çok daha güzel koktuğunu söyledi. bu iltifat denizin öylesine hoşuna gitti ki dudağının bittiği yerdeki çukur hemen beliriverdi. ama çukurlar farklı farklı. bu tam öpmelikti. öpmedi.
deniz umut un elini tutmak istedi. tutmadı. bunun adı 'tenin istediği halde tene deyememesi' idi. iliklerimde hissettim.
umutla denizin aşkı bu kadar. sadece söylemek istediğim ikisinin de erkek oluşu. görünüşte. ve doldurulamayan çukurlar. bende de var.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder