26 Eylül 2010 Pazar

SOR

Ben uf oldu sözleri için büyüdüm diyen çocuğa sor.
İnce topuklu mor ayakkabıların sahibine,
kendi denginizle evlenin diyene,
Saime teyzenin bahçesinden gül koparana sor.
Verem olmadıkları için gülümseyenlere,
uyanınca ilk işleri perdeyi aralamak olanlara sor.
Kıçını yayıp uyuyanlara,
neden o rengin kırmızı olduğunu sorgulayanlara,
kendilerine bir şey öğretecek kimsenin olmadığına inan-anlara sor.
Radyoda Ferhat Göçer çalarken şarkının sözlerine takılıp kendinden geçenlere sor.
Yavaş atın tekmesini bilmeyenlere,
hiç durmadan ve hızla çirkinleşenlere sor.
Düğünü için gelinliğini siyah seçene,
gözünün akından rahatsız olanlara sor.
Dengesiz bir adamın evinde yaşayan,
sırtında kelebek dövmesi olan Ayla’ya sor.
Eşi hamileyken altı ay nasıl seks yapmadan durabileceğini düşünen adama sor.
Kulaklarında ikiden fazla delik olanlara,
saçlarını sarıya boyayanlara,
artık bir süre buraya gelme diye isyan eden sevgililere sor.
Gelinliğiyle otostop çekenlere,
simitle peynir al ama üçgen olanlardan değil diyen Hüseyin amcaya,
ortalık kızışmasın diye her şeye karışmaktan korkanlara sor.
Ayın neredeyse beş günü kırmızıdan nefret edenlere,
bekarken benim için kahvede kaç oğlan birbirine girdi diye böbürlenenlere sor.
On üçün uğursuzluk getireceğine inananlara,
klitorisi tomurcuk metaforu olarak nitelendirenlere
ve onu hissetmek için can atanlara sor.
Saçı kıvırcık diye azarlananlara,
kedilerden nefret edenlere,
yola asfalt döken işçilere,
fantezilerinden vazgeçemeyenlere,
küvetini su ve köpükle dolduranlara sor.
benliklerinin derinliklerinde yıldırım aşkı hayali ile tutuşan kadınlara sor
çabuk vazgeçenlere
kendini çok fazla çekici bulanlara
bir kadın için tenini dövdürmekten vazgeçemeyenlere sor.
olduğundan en az iki kat daha olgun olmayı başaramayanlara
barlara sadece işemek için gidenlere
gulyabaniden korkanlara
ve korkmak hakkında hiçbir fikri olmayanlara sor…
kendi paylaştığı bağlantıyı beğenenlere sor.
sümkürmekten haz etmediği için bütün gün burnu tıkalı olarak gezenlere
sıradanlıktan uzaklaşmaktan bahsederek sıradanlıktan sıyrıldıklarını sananlara
söküğünü dikemeyen çağdaş kadınlara sor.
aynaya baktığında dişlerinin sarardığını fark ederek
‘ha siktir! Ciğerlerim kim bilir ne haldedir?’ diye düşünenlere
ama yine de sigaradan vazgeçemeyenlere sor.
tırnaklarını yiyenlere
ateş böceklerini hayranlıkla izleyenlere
kendini ibne gibi hisseden
ama bunun hiçbir şey hissetmemekten daha iyi olduğunu savunan Tuna’ya sor
güneşi görüp de ölenlere
tembellik etmeyi bilmenin anlamını kavramış olanlara sor.
saçını boyarken eldiven takmayan kıza
sokağa çıkarken iç çamaşırı giymeyi unutan komşu kadına sor.
İstanbul’da açtığı rum meyhanesine ‘klitoris’ ismini vermekten çekinmeyen ali amcaya sor.
kendilerine kahraman olma fırsatı tanıdığı için alkolle arası iyi olanlara
neden doğduğumuz yere gitmek zorundayız diye soran İnan’ a sor.
hayatı sağlam kazığa bağlama düşüncesi ile ertelediklerine üzülenlere
bukowskiye benzeme çabasında olanlara
bacaklarındaki lekeler yüzünden şort giyemeyenlere
gelinliği kirlenen pippa bacaya sor


yosmasın işte.
yediği önünde,
yemediği arkasında olan
.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder